Plastik poşetler günlük hayatın o kadar sıradan bir parçası haline geldi ki çoğu zaman onları gerçekten gerekli olup olmadığını düşünmeden kullanıyoruz. Markette birkaç parça ürün almak, sebze ve meyveleri buzdolabında saklamak, küçük eşyaları ayırmak veya bir ürünü taşımak için plastik poşetlere başvuruyoruz.
Üstelik bazı plastik poşetler yalnızca birkaç dakika veya birkaç gün kullanıldıktan sonra çöpe gidiyor. Kullanım süresi kısa olsa da üretiminden atık haline gelmesine kadar çevresel bir yük oluşturuyor.
Peki plastik poşetler gerçekten günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası mı? Özellikle sebze ve meyve saklarken kullandığımız ince plastik poşetlerin yerine başka seçenekler kullanabilir miyiz?
Bu yazıda plastik poşetlerle ilgili doğru bilinen yanlışlara birlikte bakalım.
1. “Plastik poşetler küçük olduğu için çevreye etkisi de küçüktür.”
Yanlış.
Bir poşetin küçük olması, çevresel etkisinin de önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Plastik poşetlerin temel hammaddesi fosil kaynaklı plastiklerdir. Üretim aşamasında hammadde ve enerji kullanılır; kullanım sonrasında ise poşet atık haline gelir.
Asıl sorun, tek bir poşetten çok, bunun günlük yaşamda sürekli tekrarlanan bir tüketim alışkanlığı olmasıdır.
Her alışverişte alınan, sebze ve meyve saklamak için kullanılan veya kısa süreli ihtiyaçlar için tercih edilen plastik poşetler bir araya geldiğinde ciddi miktarda atık oluşturur.
Sürdürülebilir yaşamda önemli olan yalnızca büyük tüketimleri değil, sürekli tekrarlanan küçük tüketimleri de azaltmaktır.
2. “Sebze ve meyveleri plastik poşette saklamak zorundayız.”
Yanlış.
Sebze ve meyveleri saklamak için plastik poşet kullanmak yaygın bir alışkanlık olsa da tek seçenek değildir.
Özellikle pazardan veya marketten alınan ürünleri eve getirdikten sonra her ürünü yeniden tek kullanımlık plastik poşete koymak yerine, ürünün özelliğine uygun farklı saklama yöntemleri tercih edilebilir.
Bazı sebze ve meyveler buzdolabında hava dolaşımına ihtiyaç duyabilir. Bazıları ise kuru ve serin bir ortamda daha iyi saklanabilir. Bu nedenle her ürünü plastik içinde kapatmak yerine, hangi ürünün nasıl saklanması gerektiğini bilmek de gıda saklama alışkanlığının önemli bir parçasıdır.
Yeniden kullanılabilir saklama keseleri de bu noktada plastik poşet tüketimini azaltmak için değerlendirilebilir.
3. “Plastik poşeti birkaç kez kullanıyorsam tek kullanımlık sayılmaz.”
Her tekrar kullanım, yeni bir poşet tüketimini önleyebilir; ancak poşetin kendisi yine plastik bir üründür.
Bir plastik poşeti birden fazla kez kullanmak, tek kullanım sonrasında atılmasına kıyasla daha az tüketim anlamına gelebilir. Ancak sürdürülebilirlik açısından daha kalıcı bir yaklaşım, mümkün olduğunda tekrar tekrar kullanılmak üzere tasarlanmış ürünlere geçmektir.
Buradaki temel fark kullanım amacında ortaya çıkar.
Tek kullanımlık veya kısa ömürlü bir poşeti mümkün olduğunca fazla kullanmak ile uzun süre kullanılmak üzere tasarlanmış, yıkanıp yeniden kullanılabilen bir saklama kesesini kullanmak aynı tüketim modeli değildir.
Amaç yalnızca plastik poşeti birkaç kez kullanmak değil, plastik poşete duyulan ihtiyacı azaltmaktır.
4. “Plastik poşet en pratik saklama yöntemidir.”
Pratik olması, tek seçenek olduğu anlamına gelmez.
Plastik poşetlerin yaygın olmasının nedenlerinden biri elbette kolay ulaşılabilir ve kullanımı basit olmalarıdır. Fakat günlük hayatta pratiklik ile sürdürülebilirlik arasında mutlaka bir seçim yapmak gerekmez.
Yıkanabilir ve tekrar kullanılabilir saklama ürünleri de doğru kullanım alışkanlığıyla pratik hale gelebilir.
Örneğin sebze ve meyveleri taşımak veya buzdolabında uygun ürünleri saklamak için müslin saklama keseleri kullanılabilir.
Böylece her ihtiyaç ortaya çıktığında yeni bir plastik poşet kullanmak yerine aynı saklama kesesi tekrar tekrar değerlendirilebilir.
5. “Plastik poşetleri çöpe atınca sorun ortadan kalkar.”
Yanlış.
Bir ürünün çöp kutusuna atılması, onun ortadan kaybolduğu anlamına gelmez.
Plastik atıkların yönetimi; toplama, taşıma, ayrıştırma, geri dönüşüm veya bertaraf gibi farklı süreçleri içerir. Üstelik her plastik poşetin geri dönüştürülmesi garanti değildir.
Bu nedenle yalnızca “nasıl atmalıyım?” sorusuna değil, “bu ürünü kullanmak zorunda mıyım?” sorusuna da odaklanmak gerekir.
Atık yönetimi önemlidir ancak atığı kaynağında azaltmak, sürdürülebilir tüketimin daha temel adımlarından biridir.
6. “Plastik poşet geri dönüştürülebiliyorsa sorun yoktur.”
Yanlış.
Geri dönüşüm önemli bir atık yönetimi yöntemidir ancak her plastik ürünün geri dönüşüme gireceği anlamına gelmez.
Bir ürünün geri dönüştürülebilir olması ile gerçekten toplanıp ayrıştırılması ve uygun bir geri dönüşüm sürecine girmesi farklı konulardır.
Bu nedenle sürdürülebilirlik yaklaşımını yalnızca geri dönüşüme dayandırmak yerine önceliği tüketimi azaltmaya, yeniden kullanmaya ve daha uzun ömürlü ürünler tercih etmeye vermek gerekir.
7. “Sebze ve meyveleri plastik poşetten çıkarmak zor.”
Alışkanlıkları değiştirmek başlangıçta zor gelebilir; ancak yeni bir rutin oluşturulabilir.
Plastik poşet kullanımı çoğu zaman ihtiyaçtan çok alışkanlık haline gelmiştir. Markette ürünü poşete koymak, eve geldiğinde başka bir poşete aktarmak ve daha sonra poşeti çöpe atmak günlük rutinin otomatik bir parçasına dönüşebilir.
Oysa alışveriş sırasında tekrar kullanılabilir çantalar ve saklama için tekrar kullanılabilir keseler tercih edildiğinde bu döngü değiştirilebilir.
Sürdürülebilir yaşamın önemli noktalarından biri de tam olarak budur: Tekrar tekrar tüketilen ürünleri fark etmek ve mümkün olan yerlerde kullanım alışkanlığını değiştirmek.
Plastik Poşet Yerine Müslin Saklama Kesesi
Plastik poşet kullanımını azaltmanın yollarından biri, özellikle sebze ve meyve alışverişinde ve uygun saklama ihtiyaçlarında tekrar kullanılabilir ürünlere yönelmektir.
Going ZEERO müslin saklama keseleri, sebze ve meyveleri taşımak ve uygun ürünleri saklamak için kullanılabilir. Yıkanabilir yapısı sayesinde tek kullanımlık plastik poşetlerin aksine tekrar tekrar değerlendirilebilir.
Buradaki amaç plastik poşeti başka bir ürünle birebir değiştirmekten daha fazlasıdır. Asıl amaç, kısa süre kullanılan ve ardından atılan ürünlerin yerine uzun süre kullanılabilen ürünleri günlük rutinin bir parçası haline getirmektir.
Her alışverişte yeni bir poşet almak yerine aynı saklama kesesini tekrar kullanmak, küçük görünen ama düzenli olarak tekrarlanan bir tüketimi azaltır.
Daha Az Plastik İçin Küçük Ama Kalıcı Değişiklikler
Plastik tüketimini azaltmak için günlük hayatın tamamını bir anda değiştirmek gerekmiyor. Öncelikle sık kullandığımız ürünleri fark etmek yeterli bir başlangıç olabilir.
Her alışverişte kullanılan plastik poşetler, sebze ve meyve saklama alışkanlıkları veya kısa süreli ihtiyaçlar için alınan plastik ürünler bu açıdan yeniden değerlendirilebilir.
Bir poşeti çöpe atmadan önce şu soruyu sormak sürdürülebilir bir alışkanlığın başlangıcı olabilir:
“Bunu tekrar tekrar kullanabileceğim bir ürünle değiştirebilir miyim?”
Çünkü sürdürülebilirlik yalnızca atıkları doğru yere atmak değil, daha en başta daha az atık oluşturacak seçimler yapmaktır.